Bloomberg: ‘Gizemli’ sermaye girişleri, Türk Lirası’nın değerini korumasını ve dış rezervlerin artmasını sağlıyor

Kaynağı belirsiz ya da açıklanmayan para girişleri ve çıkışlarını gösteren net hata noksanın son aylarda hızla artmasının ardından Bloomberg’de de konuyla ilgili bir haber hazırlandı.

Bloomberg, ‘gizemli’ sermaye girişi sayesinde, karar alıcıların, Türk Lirası’na olan zayıf talep ve büyüyen cari açığa rağmen dış rezervleri artırabildiği belirtildi. Haberde, net hata noksan verilerini geçmişte Merkez Bankası’nın (MB) bankacılık sistemine nakit tasarruf getiren ya da turistlerden kazandıkları dövizleri yatıran Türk vatandaşlardan geldiğini belirttiği hatırlatıldı.

Ödemeler dengesi verilerine ilişkin hatalar ve eksiklikleri gösteren ‘net hata noksan’, temmuz ayında 5.5 milyar dolar, yılın ilk yedi ayında ise 24.3 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

“Cari açığı finanse etmek daha zorlu olabilir”

Bloomberg’e değerlendirmelerde bulunan ekonomist Haluk Bürümcekçi, net hata noksan verilerindeki artışın Türkiye ekonomisi için bir ‘problem’ olduğunu ve bazı sektörlerdeki gelirlerin yanlış tahmin edilmesinden kaynaklı olabileceğini söyledi.

Barclays analisti Ercan Ergüzel ise net hata noksan verilerinin bu seviyelerde devam etmeme riskinin bulunduğunu paylaşarak “Cari açığı finanse etmek önümüzdeki 12 ayda daha zorlu bir görev olabilir” ifadelerini kullandı.

Cari açığın üçte ikisi

Haberde, turizm gelirlerinin yılın ilk 7 ayında 16.4 milyar dolar olduğu ve net hata noksan verilerinin yüzde 70’ini karşılayabildiği hatırlatılarak, net hata noksandaki artışın turizm gelirleri üzerinden de açıklanamayacağı belirtildi. Ayrıca, net hata noksandaki artışla, MB’nin, Türk Lirası’nı daha stabil tutabildiği kaydedildi.

Eski Merkez Bankası baş ekonomisti Hakan Kara, dün sosyal medya hesabında, “Bu cari açık nasıl finanse ediliyor diye merak ediyorsanız tarihi zirvede olan net hata noksana bakınız. Yılın ilk 7 ayında 36.7 milyar dolar cari açığın üçte ikisi net hata noksanla (kaynağı tespit edilemeyen şekilde” fonlandı paylaşımını yapmıştı.

Kara, geçmişte net hata noksan verilerinin sonradan revize edilerek sıfırlanabildiği ancak rakamların son yıllarda hızlı ve sürekli artmasından dolayı net hata noksan verisinin sıfırlanabilmesinin zor gözüktüğünü belirtmişti.